Toplu e-posta gönderirken gelen kutusuna düşmenin 15 kuralı
E-posta teslim edilebilirlik için 15 kural: kimlik doğrulama, tek tıkla çıkış, spam oranı eşikleri, liste temizliği, İYS ve izleme araçları.
Kısaca
- E-posta teslim edilebilirlik, gönderdiğiniz iletinin spam klasörü yerine gelen kutusuna ulaşma becerisidir ve üç şeye dayanır: kimlik doğrulama, liste kalitesi ve alıcı davranışı.
- Gmail ve Yahoo, toplu göndericilerden SPF, DKIM, DMARC, tek tıkla abonelikten çıkma ve %0,3’ün altında spam oranı ister; Microsoft da yüksek hacimli göndericiler için kimlik doğrulamayı şart koşar.
- Türkiye’de ticari e-posta için önceden onay ve İYS kontrolü ayrıca hukuki bir zorunluluktur.
- Aşağıdaki 15 kural, kurulumdan izlemeye kadar uygulayabileceğiniz bir kontrol listesi sunuyor.
Bülten tasarımına günler harcayıp gönder düğmesine bastıktan sonra açılma oranının neden bu kadar düşük kaldığını merak ettiyseniz, sorun büyük olasılıkla tasarımda değil e-posta teslim edilebilirlik tarafındadır. İletiniz alıcının gelen kutusuna hiç ulaşmadıysa, ne konu satırı ne de görseller bir işe yarar. Üstelik bu sorun sessizdir: gönderim aracı “teslim edildi” der, çünkü alıcı sunucu iletiyi kabul etmiştir; ama ileti spam klasörüne düşmüştür.
2024’ten bu yana büyük posta sağlayıcıları toplu göndericiler için kurallarını yazılı hâle getirdi ve yaptırımlarını giderek artırıyor. Google, Kasım 2025’ten itibaren uyumsuz trafiğe yönelik yaptırımları artırdığını açıkladı. Bu yüzden “eskiden sorunsuz gidiyordu” cümlesi artık bir güvence değil.
Bu yazıda, toplu e-posta gönderen KOBİ’lerin ve e-ticaret sitelerinin uygulayabileceği 15 kuralı bir araya getirdik. Kuralların bir kısmı sağlayıcıların resmî şartlarıdır; bunları Ekim 2026 itibarıyla resmî sayfalardan doğrulayarak kaynaklarıyla veriyoruz. Diğerleri, sahada işe yaradığını gördüğümüz ve sağlayıcıların ruhuyla uyumlu iyi uygulamalardır; bunları da öyle olduklarını belirterek anlatıyoruz.
Önce resmî çerçeve: Kim, neyi şart koşuyor?
Kurallara geçmeden önce oyunun kurallarını koyan üç sağlayıcının beklentilerini özetleyelim:
| Şart | Gmail (toplu gönderici) | Yahoo (toplu gönderici) | Outlook.com (yüksek hacim) |
|---|---|---|---|
| Hacim tanımı | Kişisel Gmail hesaplarına günde yaklaşık 5.000+ ileti | Sayı belirtilmiyor | Aynı From alan adıyla 5.000+ ileti |
| SPF ve DKIM | İkisi birlikte | İkisi birlikte | İkisi de geçmeli |
| DMARC | En az p=none, hizalı | En az p=none, geçmeli | En az p=none, hizalı |
| Tek tıkla çıkış | Pazarlama iletilerinde zorunlu | Pazarlama iletilerinde zorunlu | Bu sayfada belirtilmiyor |
| Spam oranı | %0,1 altı önerilir, %0,3’e ulaşılmamalı | %0,3 altı | Bu sayfada belirtilmiyor |
Kaynaklar: Gmail gönderici yönergeleri ve SSS sayfası, Yahoo gönderici en iyi uygulamaları, Microsoft’un 550 5.7.515 sayfası. Google ayrıca toplu gönderici statüsünün bir kez kazanıldıktan sonra kalıcı olduğunu ve aynı ana alan adının alt alan adlarından giden iletilerin bu sayıma birlikte dahil edildiğini belirtir.

Kimlik ve altyapı kuralları (1–5)
Kural 1: SPF, DKIM ve DMARC’ı eksiksiz kurun
Toplu gönderimin ön koşulu, alan adınızın kimliğini kanıtlayan üç kaydın da yerinde olmasıdır. SPF hangi sunucuların sizin adınıza gönderebileceğini, DKIM iletinin imzalı ve bozulmamış olduğunu, DMARC ise bu sonuçların From alan adınızla hizalı olduğunu ve politikanızı bildirir. Kurulum adımlarını, ornek.com.tr üzerinden kayıt örnekleriyle SPF, DKIM ve DMARC rehberimizde ayrıntılı anlattık. Burada önemli olan nokta şu: gönderim servisinizin panelinde “alan adını doğrula” adımını tamamlamadan kampanya göndermeyin.
Kural 2: Gönderim servisini kendi alan adınızla hizalayın
Birçok bülten servisi, siz özel ayar yapmazsanız iletileri kendi alan adıyla imzalar. Bu durumda DKIM teknik olarak “geçer” ama From satırındaki alan adınızla hizalanmaz ve DMARC açısından değersiz kalır. Gmail ve Yahoo, From alan adının SPF ya da DKIM alan adıyla hizalı olmasını açıkça ister. Microsoft’un destek sayfası da üçüncü taraf göndericilerin Return-Path’te sizin alan adınızı kullanmasını, iletileri sizin alan adınızla DKIM imzalamasını ve SPF kaydınızda yer almasını önerir.
Kural 3: Pazarlama trafiğini bir alt alan adına ayırın
Microsoft, doğrudan kontrol etmediğiniz toplu gönderim servisleri için ana alan adı yerine bir alt alan adı (örneğin bulten.ornek.com.tr) kullanılmasını önerir; böylece pazarlama gönderimlerindeki sorunlar, çalışanların günlük yazışmalarının itibarını etkilemez. Bu yaklaşımın bir yan faydası da SPF’in 10 DNS sorgusu sınırını aşmamaktır; her alt alan adının kendi SPF kaydı ve sorgu bütçesi olur. Unutmayın: alt alan adı itibar ayrımı sağlar ama Google’ın toplu gönderici hacim sayımında ana alan adıyla birlikte değerlendirilir.
; Ana alan adı: çalışan posta kutuları
ornek.com.tr. TXT "v=spf1 include:_spf.google.com ~all"
; Pazarlama alt alan adı: yalnızca bülten servisi
bulten.ornek.com.tr. TXT "v=spf1 include:spf.bulten-servisi.example ~all"
; DMARC ana alan adında; sp etiketi yoksa alt alan adları da aynı politikayı devralır
_dmarc.ornek.com.tr. TXT "v=DMARC1; p=none; rua=mailto:dmarc-rapor@ornek.com.tr"
spf.bulten-servisi.example temsilî bir değerdir; gerçek değeri servisinizin dokümantasyonundan alın.
Kural 4: Altyapının temel şartlarını servisinize doğrulatın
Gmail, tüm göndericilerden geçerli ileri ve ters DNS (PTR) kayıtları, TLS ile şifreli iletim ve RFC 5322’ye uygun ileti biçimi ister. Yahoo da geçerli ileri/ters DNS ve RFC 5321/5322 uyumu bekler. Bir e-posta gönderim servisi kullanıyorsanız bu katman büyük ölçüde servisin sorumluluğundadır; yine de sözleşme ya da teklif aşamasında bu şartları karşıladığını yazılı olarak teyit edin. Kendi sunucunuzdan gönderim yapıyorsanız PTR kaydını IP adresini size veren sağlayıcıdan istemeniz gerekir.
Kural 5: From satırını sade ve tutarlı tutun
Google, From başlığında yalnızca tek bir e-posta adresi bulunmasını ve Gmail From adreslerinin taklit edilmemesini ister. Bundan çıkan pratik kural şudur: Kampanyaları kendi alan adınızdaki tanıdık bir adresten (örneğin bulten@ornek.com.tr) ve her seferinde aynı görünen adla gönderin. Gmail.com ya da hotmail.com uzantılı bir adresi gönderim servisine “From” olarak tanımlamak, bu adreslerin sahibi olan sağlayıcıların DMARC politikalarına takılır ve yönergelere de aykırıdır. Yanıtlanmayan noreply adresleri yerine yanıtların okunduğu bir adres kullanmak da alıcıyla güven kurmaya yardımcı olur.

İzin ve liste kuralları (6–9)
Kural 6: Yalnızca onay veren kişilere gönderin ve İYS’yi kontrol edin
Türkiye’de ticari elektronik ileti gönderebilmek için alıcının önceden onayı gerekir ve onay/ret kayıtları İleti Yönetim Sistemi (İYS) üzerinden takip edilir. Kendi listenizde “onaylı” görünen bir kişi İYS üzerinden ret vermiş olabilir; bu yüzden her kampanyadan önce listenin güncel İYS durumuyla karşılaştırılması gerekir. Mevzuatın ayrıntılarını, istisnaları ve onay toplama yöntemlerini e-posta pazarlaması ve İYS yazımızda ele aldık; uygulama ayrıntıları için iys.org.tr esas alınmalıdır.
İzin konusu yalnızca hukuki değil, teknik olarak da kritiktir. Gönderim yapmadığınız, sizi tanımayan kişiler iletinizi spam olarak işaretlemeye en yatkın kitledir ve spam oranınızı doğrudan yükseltir. Satın alınmış, kiralanmış ya da internetten toplanmış listeler hem hukuki risk hem de itibar riski taşır.
Kural 7: Listeyi düzenli temizleyin
Kalıcı olarak geri dönen (hard bounce) adresleri listeden hemen çıkarın; geçersiz adreslere tekrar tekrar gönderim yapmak, alıcı sağlayıcılara listenizin bakımsız olduğu sinyalini verir. Bu konuda sağlayıcıların açıkladığı sayısal bir eşik yok; ancak çoğu gönderim servisi bu adresleri otomatik olarak bastırır. Servisinizin bu ayarının açık olduğunu kontrol edin ve CRM’inizle senkronize edin ki silinen adres bir sonraki içe aktarmada geri gelmesin.
Kural 8: Uzun süredir etkileşim olmayanları ayrı yönetin
Aylardır hiçbir e-postanızı açmayan ya da tıklamayan kişiler, hem açılma oranınızı düşürür hem de bazen terk edilmiş ve tuzak adrese dönüşmüş hesaplar olabilir. Bunları ana gönderimlerden ayırıp seyrek bir “hâlâ bizden haber almak istiyor musunuz?” akışına alın; yanıt vermeyenleri listeden çıkarın. Burada “kaç ay” sorusunun evrensel bir cevabı yok; satın alma döngünüze göre (örneğin yıllık alınan bir ürün ile haftalık alınan bir ürün farklıdır) kendi eşiğinizi belirleyin.
Yeniden etkileşim akışını kurarken kısa ve dürüst olun: kişiye neden e-posta aldığını hatırlatın, tek bir net seçenek sunun (“Evet, almaya devam etmek istiyorum” ya da “Beni listeden çıkarın”) ve yanıt vermeyenleri sessizce ana listeden ayırın. Bu akışı kampanya e-postalarıyla aynı gün göndermemek, ölçümü de kolaylaştırır. Ayrıldıkları için üzülmeyin; e-postanızı açmayan bin kişiden oluşan bir liste, okuyan yüz kişilik bir listeden daha değerli değildir ve teslim edilebilirliğinize zarar verebilir.
Kural 9: İşlem e-postalarını pazarlamadan ayırın
Sipariş onayı, şifre sıfırlama, kargo bildirimi gibi işlem (transactional) e-postaları ile kampanya e-postaları farklı beklentilere tabidir. Google, tek tıkla abonelikten çıkma şartının işlem e-postalarını kapsamadığını açıkça belirtir. Bu iki akışı farklı alt alan adlarından ya da en azından farklı gönderim akışlarından göndermek, bir kampanyanın yarattığı şikâyet dalgasının sipariş onaylarınızın teslimini etkilemesini önler. İşlem e-postalarının içine yoğun kampanya içeriği yerleştirmek ise bu ayrımı bulanıklaştırır; ölçülü olun.

Abonelikten çıkma kuralları (10–11)
Kural 10: Tek tıkla abonelikten çıkmayı RFC 8058’e göre kurun
Gmail ve Yahoo, toplu göndericilerin pazarlama ve abonelik iletilerinde tek tıkla abonelikten çıkmayı desteklemesini ister. Bu, iki ileti başlığıyla yapılır ve RFC 8058’de tanımlanmıştır:
List-Unsubscribe: <https://ornek.com.tr/abonelik/cikis/a1b2c3d4>, <mailto:cikis@ornek.com.tr?subject=cikis>
List-Unsubscribe-Post: List-Unsubscribe=One-Click
RFC 8058’in teknik şartlarından öne çıkanlar:
List-Unsubscribebaşlığında en az bir HTTPS adresi bulunmalı; yanında mailto adresi olabilir.- Adres, alıcıyı ve listeyi tanımlayan, tahmin edilmesi zor bir parça içermelidir.
- Posta sağlayıcı bu adrese, gövdesi
List-Unsubscribe=One-Clickolan bir HTTPS POST isteği gönderir; sunucunuz bu isteği çerez ya da oturum beklemeden işlemelidir. - Sunucu bu POST isteğine yönlendirme (redirect) ile cevap vermemelidir.
- İleti en az bir geçerli DKIM imzası taşımalı ve bu imza her iki başlığı da kapsamalıdır.
Hazır bir gönderim servisi kullanıyorsanız bu başlıklar genellikle otomatik eklenir; yine de bir test iletisinin başlıklarını açıp iki satırın da bulunduğunu ve DKIM imzasının h= listesinde yer aldığını kontrol edin. Yahoo, POST yöntemini (RFC 8058) “şiddetle önerilen” olarak niteler, mailto’yu da kabul eder.
Kural 11: Görünür bir çıkış bağlantısı koyun ve talepleri hızla işleyin
Başlıklara ek olarak, ileti gövdesinde açıkça görünen bir abonelikten çıkma bağlantısı da şarttır; Yahoo bu bağlantının bir tercih sayfasına gidebileceğini belirtir. Çıkış taleplerinin işlenme süresi için Google SSS’inde 48 saat içinde yerine getirilmesini önerir, Yahoo ise 2 gün içinde işlenmesini şart koşar. Türkiye’deki mevzuat da ret hakkının kolay ve ücretsiz kullanılabilmesini ister. Pratikte en güvenli yol, çıkışın anında işlenmesi ve aynı anda İYS ile CRM’e yansıtılmasıdır.
Davranış ve içerik kuralları (12–13)
Kural 12: Spam oranını %0,1’in altında tutun
Google, Postmaster Tools’ta görülen kullanıcı kaynaklı spam oranının %0,1’in altında tutulmasını ve %0,3’e ya da üzerine hiç çıkmamasını önerir; Google’ın SSS’ine göre Haziran 2024’ten itibaren spam oranı %0,3’ün üzerinde olan toplu göndericiler, teslim sorunlarında Google’ın sağladığı iyileştirme desteğinden yararlanamaz. Yahoo da %0,3’ün altını şart koşar ve bu oranı gelen kutusuna teslim edilen iletiler üzerinden hesapladığını belirtir. Somut bir örnekle: 10.000 alıcıya giden bir kampanyada 10 kişinin spam işaretlemesi %0,1’e, 30 kişinin işaretlemesi %0,3’e karşılık gelir. Yani eşikler sanıldığından çok daha dardır.
Spam oranını düşük tutmanın yolları bu yazıdaki diğer kurallarla örtüşür: yalnızca onay verenlere göndermek, beklenen sıklıkta göndermek, kolay çıkış sunmak ve kişinin neden bu e-postayı aldığını hatırlayacağı bir içerik üretmek.
Kural 13: Konu satırını ve içeriği dürüst tutun
Alıcıyı yanıltan konu satırları (“Siparişiniz hakkında” yazıp kampanya göndermek, sahte “Ynt:” öneki kullanmak gibi) şikâyetin en hızlı yoludur. Biz içerik tarafında şu ilkeleri öneriyoruz:
Yapın
- Konu satırında içeriğin gerçekte ne olduğunu söyleyin
- Gönderen adını tanıdık ve sabit tutun
- Görsellerin yanında anlamlı metin bulundurun, alt metin ekleyin
- Bağlantılarda kendi alan adınızı kullanın, kampanya parametrelerini UTM ile ekleyin
- Kişinin aboneliği neden aldığını alt kısımda hatırlatın
Yapmayın
- Sahte yanıt ya da iletme öneki eklemeyin
- Tüm içeriği tek bir büyük görsel olarak göndermeyin
- Herkese açık kısaltma servisleriyle bağlantıları gizlemeyin
- Abone olunan konudan çok farklı içerik göndermeyin
- Aynı gün içinde aynı kişiye tekrar tekrar göndermeyin
Bu maddelerin bir kısmı sağlayıcıların yazılı şartı değil, şikâyeti azaltan ve güveni artıran iyi uygulamalardır. Kampanya bağlantılarını etiketlemek için UTM oluşturucu aracımızı kullanabilirsiniz; böylece e-postadan gelen trafiği analitik araçlarınızda diğer kanallardan ayırırsınız.

Hacim ve izleme kuralları (14–15)
Kural 14: Hacmi kademeli artırın, büyük listeyi bir anda göndermeyin
Yeni bir alan adından, yeni bir alt alan adından ya da yeni bir gönderim servisinden ilk kez büyük bir listeye birden gönderim yapmak, alıcı sağlayıcıların gözünde tanımadıkları bir kaynaktan ani bir hacim artışıdır. Sağlayıcılar bunun için kamuya açık bir sayısal tablo yayımlamaz; bu nedenle burada kesin rakam vermiyoruz. Uyguladığımız yöntem şudur:
- En etkileşimli kitleyle başlayınSon dönemde e-postalarınızı açan ya da tıklayan kişilere ilk gönderimleri yapın; bu grup olumlu sinyal üretir.
- Hacmi günler içinde artırınHer gönderimden sonra geri dönme, şikâyet ve çıkış oranlarına bakın; sorun yoksa bir sonraki grubu ekleyin.
- Geçici hatalara dikkat edinGoogle, kurallara uymayan trafiğe geçici (4.7.x) ya da kalıcı (5.7.x) hata kodlarıyla yanıt verebileceğini belirtir. Gönderim raporunda bu kodlar artıyorsa hızı düşürün ve nedeni inceleyin.
- Düzenli ritim kurunAyda bir kez dev bir gönderim yerine, öngörülebilir aralıklarla gönderim yapmak hem alıcı hem sağlayıcı açısından daha sağlıklıdır.
Kural 15: Ölçün: Postmaster Tools, geri bildirim döngüleri ve kendi raporlarınız
Ölçmediğiniz şeyi düzeltemezsiniz. Toplu gönderim yapan her işletmenin izlemesi gereken kaynaklar şunlardır:
- Google Postmaster Tools: Kurulum adımlarına göre alan adınızı (SPF’te kullanılan Return-Path alan adı ya da DKIM
d=alan adı) ekleyip TXT veya CNAME kaydıyla doğruladıktan sonra spam oranı ve Gmail gönderici yönergelerine uyumu gösteren uyumluluk panelini görürsünüz. Google, günlük hacim çok düşükse bazı verilerin gizlilik nedeniyle gösterilmeyebileceğini belirtir. - Yahoo Complaint Feedback Loop: Yahoo, kullanıcılar iletinizi spam olarak işaretlediğinde rapor gönderir; bunun için alan adınızın Sender Hub üzerinden kaydedilmesi gerekir. Gönderim servisleri çoğu zaman bu kaydı sizin adınıza yapar.
- Microsoft SNDS ve JMRP: Kendi IP adresinden gönderim yapan kurumlar Outlook.com tarafındaki IP verilerini Smart Network Data Services ile, şikâyetleri Junk Email Reporting Program ile izleyebilir.
- DMARC toplu raporları: Alan adınız adına kimlerin gönderim yaptığını ve hizalama sonuçlarını gösterir.
- Gönderim servisinin raporları: Geri dönme, şikâyet ve çıkış oranlarını kampanya bazında izleyin; ani artışlar genellikle belirli bir segmentten ya da liste kaynağından gelir.

Sıklık, tercih merkezi ve beklenti yönetimi
15 kuralın neredeyse hepsi tek bir fikre dayanır: Alıcı, e-postanızı beklediği için açmalıdır. Beklentiyi kayıt anında doğru kurmak, sonradan şikâyetle uğraşmaktan çok daha kolaydır. Kayıt formunda kişiye ne tür içerik göndereceğinizi (kampanya, ürün güncellemesi, rehber içerik) ve yaklaşık hangi sıklıkla göndereceğinizi açıkça yazın. İlk e-posta olarak bir “hoş geldiniz” iletisi göndermek, hem kaydı onaylar hem de gönderen adınızı alıcının zihnine yerleştirir.
Abonelikten tamamen çıkmak yerine sıklığı azaltmak ya da yalnızca ilgilendiği konuları almak isteyen kişiler için bir tercih merkezi sunmak, liste kaybını azaltmanın meşru yoludur. Yahoo da gövdedeki çıkış bağlantısının bir tercih sayfasına gidebileceğini belirtir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tercih sayfasının tek tıkla çıkışın yerine geçmemesidir: başlıktaki one-click mekanizması doğrudan çıkış yapmalı, tercih merkezi ise gövdedeki bağlantıda ek bir seçenek olarak sunulmalıdır.
| Metrik | Ne anlatır? | Nerede izlenir? |
|---|---|---|
| Kalıcı geri dönme (hard bounce) | Liste kalitesi ve adres geçerliliği | Gönderim servisi raporu |
| Spam şikâyeti | Alıcının bu e-postayı istemediği | Postmaster Tools, geri bildirim döngüleri, servis raporu |
| Abonelikten çıkma | İçerik ya da sıklık uyumsuzluğu | Gönderim servisi ve CRM |
| Tıklama ve dönüşüm | İçeriğin işe yarayıp yaramadığı | Servis raporu ve UTM’li analitik |
Açılma oranını tek başına başarı ölçütü olarak kullanmamanızı öneriyoruz; bazı e-posta istemcilerinin gizlilik özellikleri açılma verisini olduğundan farklı gösterebilir. Tıklama, dönüşüm ve şikâyet oranlarını birlikte okumak daha güvenilir bir tablo verir.
Kampanya öncesi kontrol: 15 kuralı uygulamaya dökmek
Kuralları bir kez okumak yetmez; her kampanyadan önce tekrarlanabilir bir kontrol listesine dönüştürmek gerekir. Örneğin haftalık bülten gönderen bir e-ticaret sitesi düşünelim. Pazartesi bülten hazırlanırken pazarlama ekibi içeriğe odaklanır; teknik kontrol ise genellikle unutulur. Bu sitenin gönderim öncesi rutini şöyle olabilir:
Test gönderiminde Gmail’de iletiyi açıp “Orijinali göster” ekranından SPF, DKIM ve DMARC sonuçlarının PASS olduğunu, imzalayan alan adının sizin alan adınız olduğunu kontrol edin. Aynı ekranda List-Unsubscribe başlıklarını da görebilirsiniz. Outlook tarafında ise ileti başlıklarındaki Authentication-Results satırı aynı bilgiyi verir.

Sorun çıktığında: Belirtiye göre ilk bakılacak yer
| Belirti | İlk bakılacak yer | Muhtemel düzeltme |
|---|---|---|
| Açılma oranı aniden düştü | Postmaster Tools spam oranı, DMARC raporları | Son eklenen liste kaynağını durdurun, kimlik kayıtlarını kontrol edin |
| 4.7.x / 5.7.x hata kodları arttı | Gönderim servisinin geri dönme raporu | Hızı düşürün, kodun açıklamasına göre kimlik ya da hacim sorununu giderin |
| Outlook.com 550 5.7.515 | SPF, DKIM ve DMARC hizalaması | Servisin kendi alan adınızla imzalamasını sağlayın |
| Çıkış talepleri sonraki kampanyada tekrar alıcıya gitti | CRM ile gönderim servisi arasındaki senkron | Çıkışları tek merkezde toplayıp her gönderimden önce bastırın |
| Belirli bir segmentte şikâyet yüksek | Segmentin onay kaynağı ve tarihi | Segmenti yeniden onaya davet edin ya da listeden çıkarın |
Avri olarak nasıl yardımcı oluyoruz?
Toplu e-posta projelerinde işe teslim edilebilirlik denetimiyle başlıyoruz: alan adı ve alt alan adı yapısını, SPF/DKIM/DMARC kayıtlarını, gönderim servisinin hizalama ayarlarını, abonelikten çıkma başlıklarını ve listenin onay kaynaklarını inceliyoruz. Ardından İYS kontrolü, CRM senkronu ve segment yapısını kuruyor, Postmaster Tools ve DMARC raporlarıyla düzenli izleme rutini oluşturuyoruz. İçerik ve kampanya tarafında da konu satırından sıklığa kadar şikâyeti azaltan bir plan hazırlıyoruz. Hangi kapsamın size uygun olduğunu görmek için paketlerimize göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular
Günde 5.000’den az e-posta gönderiyorum, bu kurallar beni ilgilendirir mi?
Evet. Gmail’in tüm göndericilere yönelik kuralları (SPF veya DKIM, PTR, TLS, %0,3’ün altında spam oranı) hacimden bağımsızdır. Yahoo toplu gönderici için bir sayı belirtmez. Ayrıca Google, 5.000 eşiğini bir kez aşan göndericinin kalıcı olarak toplu gönderici sayıldığını belirtir; bir kampanya döneminde eşiği aşmanız yeterlidir.
Tek tıkla çıkış, gövdedeki çıkış bağlantısının yerini tutar mı?
Hayır. Gmail ve Yahoo ikisini birlikte ister: başlıkta RFC 8058’e uygun tek tıkla çıkış ve gövdede açıkça görünen bir çıkış bağlantısı.
Yeni bir gönderim servisine geçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Önce yeni serviste kendi alan adınızla DKIM imzasını ve gerekiyorsa Return-Path alan adını ayarlayın, SPF kaydınızı güncelleyin ve DMARC raporlarında yeni servisin hizalı göründüğünü doğrulayın. Ardından çıkış yapanlar, geri dönen adresler ve şikâyet edenler listesini eski servisten dışa aktarıp yeni serviste bastırma listesi olarak içe aktarın; bu adım atlanırsa daha önce çıkmış kişilere yeniden e-posta gider. Son olarak ilk gönderimleri en etkileşimli kitleyle yapıp hacmi kademeli artırın ve ilk haftalarda Postmaster Tools ile servis raporlarını yakından izleyin.
İşlem e-postalarına da List-Unsubscribe eklemeli miyim?
Google, şifre sıfırlama ya da rezervasyon onayı gibi işlem e-postalarının tek tıkla çıkış şartının dışında olduğunu belirtir. Ancak işlem e-postasının içinde kampanya içeriği ağırlık kazanıyorsa artık pazarlama iletisi gibi değerlendirilmesi gerekebilir; iki akışı ayrı tutmak en temiz yoldur.
Spam oranımı nereden görebilirim?
Gmail için Google Postmaster Tools’taki spam oranı paneli resmî kaynaktır. Alan adınızı doğrulamanız ve yeterli günlük hacminizin olması gerekir. Yahoo için şikâyet geri bildirim döngüsü, gönderim servisinizin şikâyet raporları ise tüm sağlayıcılar için tamamlayıcı bilgi verir.
İYS kontrolünü gönderim servisi mi yapar, biz mi?
Bu, kullandığınız servise ve kurduğunuz entegrasyona göre değişir. Bazı servisler İYS ile entegre çalışır, bazıları çalışmaz. Sorumluluk ticari iletiyi gönderen işletmededir; servisinizin İYS ile nasıl çalıştığını yazılı olarak öğrenin ve listeyi her kampanyadan önce kontrol ettiğinizden emin olun.
Gelen kutusuna ulaşmak, tek bir sihirli ayara değil; doğru kimlik, temiz liste, kolay çıkış ve sürekli ölçüme dayanır. Bu 15 kuralı bir kez kurup her kampanyada kontrol listesi olarak uyguladığınızda, e-posta pazarlamasına harcadığınız emeğin karşılığını açılma, tıklama ve satış olarak görmeye başlarsınız.
Kaynaklar
Bu konuda desteğe mi ihtiyacınız var? Bize yazın, ihtiyacınızı birlikte netleştirelim.